Bahar Temizliği: Zihnin Odalarını Temizlemek

Baharın gelmesiyle doğa bir uyanış içine girdi, doğa ile beraber biz de canlanıyoruz. Baharla birlikte taptaze bir başlangıç yapma, daha sağlıklı yaşama isteği içimizi dolduruyor. Yeni bir başlangıcın ilk adımı ise temizlik. Bahar temizliği yapmak için önce evimizin odalarında neler olduğuna bakarız. Artık hiç ihtiyacımız olmayan şeyleri atar, bazı şeyleri tamir etmek üzere kenara koyar ve bazılarını daha da güzelleştirmek için sileriz, boyarız, cilalarız. Zihni temizlemek de buna benzer, artık ihtiyacımız olmayan, bizi sınırlandıran inanç ve duyguları atmalı, tamire ihtiyacı olanlarla ilgilenmeli, işe yarayanları daha da parlatmalıyız.

Zihni temizlerken bazılarımız geçmişe bakmakta zorlanır, kızar, üzülür ve acı duyar. Zihinsel temizlik yapmak için ille de kızgın ve üzgün olmak gerekmiyor. Bazı inanç ve duyguların çöpe atılması için kızmaya ve üzülmeye ihtiyacımız yok. Bu olumsuz inançların yarattığı olumsuz duygular hayatımızı kısıtlıyor ve bizi hasta ediyor. Öyleyse zihin temizliğimiz için bizi sınırlandıran şu olumsuz duygulara bir göz atalım:

Hayatımızı sınırlandıran duygular

  1. Suçluluk: Kasıtlı veya kasıtsız olarak bir hata işlediğimizde suçluluk duymak insan olduğumuzu gösterir. Ancak olur olmaz her şey için kendimize ve başkalarına kızmak, azarlamak bizi hasta edecek bir suçluluk duygusu yaratır. “Meli-malı” düşünme tarzı ve mükemmeliyetçi yapı suçluluk duygusuna yol açıyor.
  2. Kırgınlık: Kırgınlık gücümüzü başkasına kaptırmaktır. Çoğu zaman kırgın olduğumuz kişilerin bu durumdan haberi bile olmuyor. Diğerlerinden çok şey beklemek ve bağımlı olmak kırgınlık duygusunun başlıca sebepleri.
  3. Yargılama ve eleştiri: Eleştirmek ve yargılamak sorumluluktan kaçmanın bir numaralı yoludur. Hayatınızın kontrolünü başkalarına gönüllü kaptırmak istiyor ve büyümek istemiyorsanız sürekli eleştirin, yargılayın ve şikayet edin. Kesin sonuç alırsınız 🙂
  4. Değersizlik: Değersizlik duygusunun temelinde “hak etmeme” inancı vardır. Güzel ve iyi şeyleri içten içe hak etmediğinize inanıyorsanız bedeninize değersizlik mesajını gönderiyorsunuz.
  5. Korku, endişe, kaygı: Canımıza kasteden bir durumla karşılaştığımızda ilkel beynimiz devreye girer ve korkarız. Bu korku bizim hayatta kalmamızı sağlar ve gayet gereklidir. Ancak korkular endişe ve kaygıya dönüştüğünde bu duyguların gerçekçi olmadığını söyleyebiliriz, henüz gerçekleşmemiş bir şey için şu anınızı zehir etmek niye?
  6. Kıskançlık: Yokluk bilinci, aşağılık duygusu ve korku kıskançlık yaratır. Kıskançlık duygusu da gücümüzü başkasına kaptırmaktır.
  7. Öfke: Öfke hissedilmesi oldukça doğal bir duygudur. Engellendiğimizde, anlaşılmadığımızda ve hakkımızın yendiğini düşündüğümüzde öfkelenmemiz çok normal. Ancak bu öfke sinirlilik, alınganlık ve şiddete dönüştüğünde artık sağlıklı olmaktan çıkıyor.

Bu olumsuz duygulardan kurtulmak için birçok yol var. Bilinçli farkındalık, meditasyon, Bilişsel Davranışçı Terapiler, Sanat Terapisi ve EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) olumsuz inançlarımızın yarattığı bu duyguları temizlemek için kullanılabilecek etkili yöntemler. Ben size bu konuda çok hızlı sonuç almanıza yardımcı olacak EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri)den bahsetmek istiyorum.

EFT ile olumsuz duygulardan özgürleşmek

EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri), Amerikalı bir psikoloğun (Roger Callahan) tesadüfen bulduğu ve Stanford’lu bir fizik mühendisinin (Gary Craig) bugünkü haline getirdiği bir “kendini ve başkalarını iyileştirme” tekniği. Akupunktur ve akupresür temelli, bedendeki belli akupunktur noktaları uyarılarak yapılıyor. EFT bedenin kendini iyileştirme prensibine göre çalışıyor ve uygulama esnasında bu iyileştirme gücü aktive ediliyor. İyileşmelerin çoğunlukla çok hızlı hatta aniden olması sebebiyle insan aklının alması zor olabiliyor. Ancak iyileşme her durumda bu kadar hızlı olacak diye bir garanti yok. İyileşme süresi soruna göre değil, kişiye göre değişiyor. Aynı sorundan kimisi 2 dakikada kurtulurken, kimisi 4 seansta kurtulabiliyor.

EFT uygulaması ve öğrenmesi çok kolay bir teknik, yan etkisi yok ve başarısı çok yüksek (istatistiki olarak olarak tüm sorunlarda %90 oranında bir başarı). EFT çoğu kişi için uygun olmakla birlikte, değişime kapalı, değişmek istiyor gibi görünen ama gerçekte değişmek istemeyen, sürekli eleştiren, suçlayan, şikayet eden kısacası sorumluluk alıp keyfini kaçırmak istemeyen kişilere göre değil. EFT’nin başarılı olması için dışarıyı suçlamayı ve yargılamayı bırakmak ve sorumluluk almak gerekir.

Yukarıda saydığımız tüm duygular aşırı yaşandığında her şeyden çok sorun yaratıyor. Hayatımızın kontrolünü elimize almak ve esenlik içinde yaşamak istiyorsak önce bu duyguları temizlememiz gerekiyor. Bu durumun yarattığı kısır döngüden kurtulmak istiyorsanız bana ayselkeskin.net ten ulaşabilirsiniz. Daha iyi ve kaliteli bir hayat sürmeyi hak ediyorsunuz. Ruh ve beden sağlığınızın her şeyden önemli olduğunu hatırlatır, sağlıklı günler dilerim.

AYSEL KESKİN

PSİKOLOJİK DANIŞMAN & EFT MASTER

Bir Cevap Yazın