Depresyonun En Hızlı ve Apaçık Tedavisi

Günümüzde her dört kişiden birinin muzdarip olduğu depresyon çağımızın hastalığı haline geldi. Kısaca mutsuzluk hastalığı diyebileceğimiz depresyon mutsuz olma halinden çok daha fazlası aslında. Depresyon kişinin sosyal ilişkilerini ve işlevselliğini bozduğu için bir ruh sağlığı uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekiyor. Uzmanlar depresyon tedavisinde genellikle ilaç tedavisi ve psikoterapiyi kullanıyorlar, tedavi tabiki zaman alıyor. Ancak yakın zamanda araştırmacılar depresyonun çok hızlı ve çok şaşıracağınız bir tedavisini buldular bile: Gülme gazı!

Çalışma Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 20 ağır depresyonlu hasta üzerinde yapılmış. Hastaların üçte ikisi iki saat boyunca azotlu oksite (gülme gazı), üçte biri de gülme gazı olduğunu düşündükleri ama hiçbir etkisi olmayan bir başka gaza (buna plasebo etkisi deniyor) maruz bırakılmış. Çalışma sonunda hastaların çoğunun depresyon semptomlarının belirgin derecede azaldığı görülmüş. Araştırmayı yürüten Dr. Charles R. Conway, gülme gazı soluyan hastaların, plasebo etkisi gösteren gazı soluyan hastalara göre daha belirgin ve hızlı bir şekilde iyileştiğini de söylüyor, yani gülme gazı gerçekten depresyonu iyileştiriyor!

ÖNEMLİ: Azotlu oksiti günlük yaşantımızda kullanmamız mümkün değil (sakın kendi kendinize denemeye kalkmayın! Bu çalışmada kontrollü bir şekilde ve uzmanlar tarafından kullanılmıştır).

Peki gülme gazını kullanmadan, çok mutsuz olduğumuz zamanlarda bile gülmenin başka bir yolu var mı?

Depresyon ve ruh sağlının ilacı: Mizah

Depresyon tedavisinde en sık kullanılan Bilişsel Terapi’nin temel amacı bakış açımızı değiştirmek. Mizah, bakış açımızı değiştirmenin en kestirme ve en eğlenceli yolu. Komedi filmlerinin bizde çok talep görmesi, travmatik olayların eksik olmadığı bir toplum olmamızdan kaynaklanıyor muhtemelen.

Mizah daha esnek biri olmamıza ve olumsuz düşüncelerin içinde kaybolmaktan bizi korumaya yardımcı olurken, bizi kusurlarımızı kabul etmeye de teşvik ediyor. Mizah bir alay etme ya da küçümseme, diğerlerini rencide etme yöntemi asla değil. Mizahın amacı hayatı çok da ciddiye almamak. Çünkü neye odaklanırsak o büyüyor. Mizahi bakış soruna odaklanarak onu büyütmek yerine, sorunu çözmeye yardımcı oluyor. Bu bakış açısı sorunu yok saymak da değil, sadece sorunları daha geniş ve eğlenceli bir perspektiften ele alma yöntemi.

Peki mizahi bir bakış açısı nasıl geliştirilir?

Şimdiye kadar çok ciddi ve asla espiri yapmayan bir imaj çizmiş olsanız bile bunun değiştirilebilir olduğunu söyleyebilirim ve bunun sonucunda karizmanız da çizilmeyecek, korkmayın 🙂 Mizahi bakış, üzerinde çalışarak geliştirilebilir bir yetenek. Aşağıda bunun için yapabileceğiniz yöntemleri sıraladım:

1. Kendinize davranışlarınızla ve inançlarınızla eğlenme şansını verin. Bunu yaparken kendinize karşı olmadığınızı bilin, sadece içinde bulunduğunuz durumla eğleniyorsunuz. Hayatınızı bir dram olarak değil de, her durumda komedi ihtimali olan bir film gibi ele alın. Bu mizahi bakış hayatınızı daha tahammül edilebilir hale getirdiği gibi sizi başkalarına karşı daha çekici kılar. Yapılan çalışmalar, insanların partnerlerinde iyi bir espiri anlayışını istediğini gösteriyor.

2. Saçmalayın. Problem çözme ve yeni duruma uyum sağlama becerisi zekanın göstergesi. Bunun için yaratıcı olmak gerekiyor. Problemleri “absürt” bir şekilde düşünmek, durumlar arasında yeni ve alışılmadık bağlantılar kurmak yaratıcılığın işareti. Saçmalamak ve yaratıcı düşünmek daha esnek olmamızı sağlıyor, gülmek de cabası!

3. “Geyik muhabbeti” yapın. Batılılar buna “brain storming” yani beyin fırtınası diyorlar. Geyik muhabbeti aslında bir vakit öldürme aracından daha fazlası. Bir kere bunu kendimizi güvende ve stressiz hissettiğimiz kişilerle yaptığımız için beynimizin yaratıcı kısmını çalıştırmış oluyoruz. Bu geyik muhabbetlerinin hepsinde dünyayı kurtaramasak da, problemlere ve kendimize gülebiliyor ve aslında o kadar da büyütülecek şeyler olmadıklarını fark etme şansımız oluyor.

4. Abartın. Sizi gereğinden fazla strese sokan bir konuşmayı zihninizde canlandırın. Diyelim ki bu konuşmayı hayal etmek bile sizi terletiyor, öyleyse ön sıradaki kişileri boğmaya yetecek kadar terlediğinizi hayal edin. Olmasından korktuğunuz her şeyi abartarak zihninizde canlandırın ve kendinize sorun: Daha kötü ne olabilir ki?

Abartmak komiktir; çünkü sahteliği azaltır. Karikatüristler günlük hayatta karşılaştığımız ve farkında olmadan çok ciddiye aldığımız durumları ve tipleri abartarak çizerler. Onlar abartmanın gereksiz stresi azalttığını bilirler.

5. Diğer insanları izleyin. Diğerleri de aynı sizin gibi sakarlık yapan, başarısızlıkları olan ve tuvalete giden insanlar en nihayetinde. Bunun farkına vardığımızda gözümüzde büyüttüğünüz, korktuğumuz veya tahammül edemediğimiz kişilere bakışımız da otomatik olarak değişiyor.

6. Kullandığınız kelimelere dikkat edin. Sıklıkla keskin ve sert ifadeler mi kullanıyorsunuz? Bu keskin ifadelerin farkına varırsanız katılaşmış düşüncelerinizi daha esnek hale getirmeniz kolaylaşır.

7. Gülümseyin. Kendi iradenizle gülemiyorsanız azotlu oksit kullanabilirsiniz. Şaka tabiki. Komedi filmleri ve komik videolar bu durumlarda çok işe yarıyor.    

Ruh sağlığınız için biraz daha esnek olmak ve eğlenmek istemez misiniz? Evet diyorsanız bu yöntemleri uygulayın gitsin. Daha az stresli ve sağlıklı bir yaşamı hak ediyorsunuz. Sağlıklı günler dilerim.

AYSEL KESKİN

PSİKOLOJİK DANIŞMAN & EFT MASTER

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.